Takvim

Mart 2010
PztiSalÇrşPerCumCmtsiPaz
 << < > >>
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

Ilan

rss Sindikasyon

Arşivler

Linkler

Oca/12/2009 

Bakanlıktan besin uyarısı





Sıhhat Bakanlığı, besinleri satın alma, hazırlama, pişirme,
depolama mevzusunda vatandaşları uyardı.



 



Alışverişe çıkmadan önce satın alınacak besinler için bir
liste hazırlaması gerektiği ve listede seçeneklere yer verilmesi gerektiği
ifade edildi. Besinlerin günlük, haftalık ve aylık olarak sınıflandırılması
gerektiği belirtilen açıklamada, kısa süre içinde fazla besin alınmaması
gerektiği vurgulandı. Beslenmeye ayrılan paranın önceden belirlenmesinin önemli
olduğu ifade edildiği açıklamada, besinlerin değişik yerlerdeki fiyatlarının
araştırılmasının gerektiği kaydedildi. Düşük gelirli ailelerin, enerji ihtiyaçlarını
karşılamak için ucuz olan tahılların yanında bir miktar kuru baklagil ve
yumurta satın alarak enerji ve protein yönünden dengeli bir beslenme yapmaları
tavsiye edildi.



 



Fazla yağlı besinlerin tercih edilgöğüssinin tavsiye
edildiği açıklamada, özellikle yağsız kırmızı etin kullanılması gerektiği
vurgulandı. Sıhhatli yaşam için az miktarda tuz kullanılması gerektiği
belirtilen açıklamada, doğal sebze ve taze besinlerin tercih edilmesi, fazla
miktarda katkı maddesi içeren besinlerden kaçınılmasının önemli olduğu
bildirildi. Hazır meyve suları, gazoz, kolalı içecekler yerine besleyici değeri
daha yüksek olan taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonun tercih edilmesi
tavsiye edildi.


Admin · 38 görünüşler · 1 yorum

Oca/12/2009 

Havuzlardaki klor saçlara zararlı





Profesörler, güneşin yaydığı ultraviyole ışınları ile umman
suyundaki tuz ve havuzdaki klorun, saçın en büyük düşmanı olduğunu
belirtiyorlar.



 



 



İnternet'ten derlenen bilgilere göre profesörler, bayanların
saç rengini açmak için kullandıkları kimyasal madde olan 'oryal'in, tüm
kadınlar tarafından endişe duyularak kullanıldığını, oysa havuz suyundaki
klorun bundan çok daha tehlikeli olduğu vurgulandı. Havuz suyunda bulunan
klorun mayoların bile rengini soldurduğuna, saçlarda da renk değişimine, kuruluğa,
kırılmalara ve genel yıpranmaya neden olduğunu belirten profesörler, buna
rağmen kadınların yüzde 99'unun havuza girerken saçlarını



koruyacak bir bone kullanmadıklarına dikkati çekiyorlar.



 



Umman suyundaki tuz ve güneşteki ultraviyole ışınlarının da
tıpkı havuz suyu gibi saça zarar verdiğine işaret eden profesörler, tuz ve
klorun saça çok çabuk nüfuz ettiği için yıpranmayı da hızlandırdığını
belirterek, özellikle uzun süre suda kalınıp, çıktıktan sonra da saçlar duru
suyla iyice yıkanmalı yoksa telafisi güç problemlerin ortaya çıkabileceği
bildiriyorlar.



 



 



Öncelikle havuz ya da ummande saçların mutlaka bone ile
korunması, sudan çıktıktan hemen sonra da saçın bol duru suyla yıkanması,
ayrıca, fön çekerken ya da çektirirken makinenin sıcaklık derecesinin yükseltilgöğüssi
öneriliyor. Fönün sıcak ayarı ne kadar yüksek olursa saçtaki yıpranmanın da o
kadar hızlı olacağına işaret eden profesörler, yaz - kış saçların 36 dereceden
yüksek ısıdaki su ile yıkanmaması ve yıkandıktan sonra da uzun süre ıslak bırakılmaması
gerektiğine dikkat çekiyorlar.


Admin · 13 görünüşler · 1 yorum

Oca/10/2009 

KORTİZONLU BURUN SPREYLERİ





Alerjik nezlede en etkili ilaç buruna sprey şeklinde sıkılan
kortizondur. Bu ilaçlar antihistaminiklere göre daha üstündürler. İntizamlı
kullanıldıklarında, hem burun akıntısı, kaşıntı, hapşırmayı... ve hem de burun
tıkanıklığını, yani alerjik nezlenin tüm belirtilerini giderirler. Etkileri ağır
başlar ve maksimum etkilerinin ortaya çıkabilmesi için günler-haftalar geçmesi gerekir.



 



AMAN DOKTOR BEY, BANA SAKIN KORTİZON VERMEYİN !



 



Aman doktor bey, sakın kortizon vermeyin ! Şekeri...
tansiyonu yükseltiyormuş. Kemik erimesi... mide kanaması... katarak yapıyormuş.
Böbrekleri, karaciğer bozuyormuş... Deriyi çatlatıyormuş, sivilceler
çıkarıyormuş...Hadi bunlar neyse de, bir de erkeklerinki gibi kılllanma da
olurmuş...Çocukların boyu kısa kalırmış...



 



Kortizon gerçekten de çok ciddi yan etkileri olabilen bir
ilaç. İki ucu keskin bir bıçak adeta. Bir tarafı düzeltirken, diğer tarafları
da perişan edebiliyor. Fakat, hemen öyle korkmayın ! Buruna sprey olarak
sıkılan kortizon tedavisinin olumsuzlukları çok fazla değil, çünkü hem verilen
doz çok düşük ve hem de ilacın çok az bir



kısmı kana karışıyor.



 



KORTİZONLU BURUN SPREYLERİNİN YAN ETKİLERİ



 



Kortizonlu burun spreyleri, bazı hastalarda burunda kuruma,
kabuklanma ve kanamaya neden olabilir, fakat bunlar çoğu zaman hafif ve
geçicidir. Koku ve tat alma bozukluklarına da rastlanabilir. Kullanılan
kortizon türünün değiştirilmesi bu yan etkileri önleyebilir. En ciddi
komplikasyon, burun bölmesinde delinmeye yol açmasıdır. Bu tedavinin ilk 12 ayı
içinde ve özellikle de genç hanımlarda rastlanan bir durumdur. İlacın doğrudan
burun bölmesine gelmeyecek şekilde sıkılmasına çalışılmalıdır.



 



Buruna sprey şeklinde sıkılan kortizonun önerilen dozlar
aşılmadığı takdirde, deri incelmesi, katarakt ve glokom riskini artırıcı bir
etkisi olmadığı kabul edilir.



 



Uzun süreli tedavinin çocuklarda büyümeyi geciktirici etkisi
olabileceği unutulmamalıdır.



 



Bu ilaçlar, çok gerekli olduğu zaman gebelikte de
kullanılabilir. Tedavi süresi mümkün olabildiği kadar kısa tutulmaya
çalışılmalıdır.



 



KORTİZON HAP VE İĞNELERİ



 



Alerjik nezlede kortizon hap ve iğneleri, doktorunuzun gerek
gördüğü özel durumlarda, kısa süreli kullanılabilir. Ama, unutmayın, buna
sadece doktorunuz karar vermelidir !


Admin · 81 görünüşler · 1 yorum

Oca/10/2009 

Alerjik nezlede kortizon kullanımı





Kortizon, yerinde, uygun doz ve sürelerde kullanıldığında
hayat kurtaran, ama elbette bazıları ölümcül, pek çok yan etkileri de olan bir
ilaçtır. Milyonlarca hasta yaşamlarını ve sıhhatlarını kortizona borçludur.



 



Bir tarafta, bir çok hasta hayatını borçlu olduğu bu müthiş
ilaçtan öcü görmüş gibi korkar. Az hastadan mı işittim ‘‘Aman doktor bey, bana
kortizonlu ilaç vermeyin de, ne verirseniz verin.'' sözlerini. Çünkü, kortizon
halk arasında ‘en son çare' olarak kullanılması gereken ilaç diye bilinir.
Hasta bu. Tütünden korkmaz, AİDS'ten korkmaz, nefes darlığı krizinden korkmaz,
kortizondan korkar.



 



Korksun tabii. Korkması hiç korkmamasından daha iyidir. Ama
korkularda da aşırıya kaçmamak lazım. Vur diyince, öldürgöğüsli.



 



Bazı hastalar tam tersine, kortizonu leblebi gibi, fındık,
fıstık gibi kullanırlar. Doktor ona bir kerelik yazar, hasta onu kendi kafasına
göre aylarca, yıllarca kullanır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Zayıflamaları
Bölümü Öğretim Üyesi kortizon kullanımı Mynet okurları için derledi.


Admin · 23 görünüşler · 1 yorum
Kategoriler: Bilmedikleriniz

Oca/10/2009 

ZAYIFLAMA aşısına doğru bir adım daha





 



Çağımızın en önemli Zayıflamaları arasında olan ZAYIFLAMA
korkutuculuğu ve yayılma hızı nedeniyle gündemden düşmüyor. Son zamanlarda ZAYIFLAMA
Aşısı için yapılan çalışmalar ve ayrılan mali kaynaklar tüm dünyada insan
sağlığı için yapılan en önemli yatırımlar arasında!



 



ZAYIFLAMA Aşısı için çeşitli kamu kuruluşları ve özel
kuruluşlar yüzlerce milyon doları gözden çıkarırken umut veren, yüzleri
güldüren bir haber de Merck &amp; Co.'dan geldi! Merck'in araştırma
safhasındaki HIV/ZAYIFLAMA Aday Aşısı, Ortak Klinik Çalışma'nın Faz II etkinlik
testi safhasına ulaştı.



 



2004 yılında HIV ile yaşayan kişilerin sayısı yaklaşık 40
milyon olarak bildiriliyor. Yüzde 95'i gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere,
her gün 13000 yeni HIV enfeksiyonu vakası ile karşılaşıldığı düşünülürse; tüm
dünyayı etkileyen bu salgında herhangi bir gerileme işaretinin söz mevzusu
olmadığı görülecektir. Diğer enfeksiyöz Zayıflamalarda olduğu gibi, Zayıflamanın
sonlandırılması için de uzun vadeli umutlar arasında en önemlisi bir aşının
geliştirilmesidir. Zayıflamayın önlenmesi ve tedavisi ile birlikte aşılar, HIV
enfeksiyonu ile girişilen mücadelede takip edilecek ortak stratejinin en kritik
bölümünü oluşturmaktadır.



 



Geçtiğimiz günlerde HIV Aşı Çalışmaları Grubu (HIV Vaccine Tzayıflamals
Network - HVTN) ile Merck &amp; Co.,Inc, Merck'in araştırma safhasındaki
HIV/ZAYIFLAMA aday aşılarından birini kullanarak ortak bir faz II "Tez -
İspat" (proof-of-concept) çalışması başlatmış olduklarını duyurdular. Bu
çalışma Merck ve HVTN'in Kuzey ve Güney Amerika, Karayipler ve Avustralya'daki
klinik çalışma merkezlerinde yürütülecek.



 



Merck, HVTN grubu ve HVTN'ye finansman ve destek sağlayan
bir kurum olan Ulusal Alerji ve Enfeksiyöz Zayıflamalar Akademisü'nün (National
Institude of Allergy and Infectious Diseases - NIAID) işbirliği ile yürütülecek
olan bu çalışma; Merck'in aşı araştırmalarındaki çabalarından ve klinik
çalışmalardaki uzmanlığından kaynaklanan gücü ile, HVTN'nin klinik çalışma
deneyimlerini ve global kapasitesini bir araya getiriyor.



 



HVTN'in Baş Araştırmacısı olan Dr. Lawrence Corey
"Tez-ispat çalışması bir aday aşının belirli bir zayıflama üzerindeki
etkisini ispatlamak üzere tasarlanmış bir çalışmadır, fakat bu çalışmalarda
geniş sayıda katılımcılara yada binlerce katılımcının incelenmesini gerektiren
Faz III çalışmalardaki gibi büyük kaynaklara ihtiyaç yoktur" açıklamasını
yapıyor.



 



Merck Klinik Araştırmalar Bölümü Eş Diğernı Jeffrey
Chodakewitz: "Bu çalışma Merck'in aday aşısı sayesinde HIV-1'e karşı
oluşturulan hücresel immün yanıtın, HIV enfeksiyonunu etkilemeye yetecek kadar
güçlü bir yanıt olup olmadığının cevabını verecek kritik bir testtir"
diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor; "HVTN ile aramızda devam eden
ilişkiyi, HIV/ZAYIFLAMA aşı geliştirme programımızın bir sonraki önemli adımı
olan bu safhaya taşımaktan ötürü memnuniyet duymaktayız."



 



20 yıllık emek



Bu çalışma, araştırmacıları neredeyse 20 yıldır bir HIV/ZAYIFLAMA
aşısı geliştirmek amacıyla çalışmalar yürüten Merck ile, finansman ve desteği
Ulusal Sıhhat Kurumları'ndan biri olan NIAID tarafından sağlanan ve dünya
çapında bir klinik çalışma grubu olan HVTN arasındaki ortak çalışmalardan
ikincisidir. Merck ile HVTN, hali hazırda, Merck'in daha önceki aday
aşılarından birinin vücut tarafından tolere edilebilirliği ve bağışıklık
sistemini uyarıcı özelliğini sınayan global bir klinik çalışmayı da ortaklaşa
yürütmektedir. Bu çalışma dünyanın çeşitli yerlerindeki 18 şehirde devam
etmektedir. 


Admin · 27 görünüşler · 3 yorumlar
Kategoriler: Birinci kategori

Önceki sayfa  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki sayfa